ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
Türkçe » İngilizce
Yukarı
İngilizce
[N]
English
[A]
English, angelic, medium-rare
İngilizce
1.
English, the English language.
2.
{speaking, writing} in English, English.
3.
English {speech, writing}; spoken in English; written in English.
ingilizce
English {language}
İngilizce
* English {the language}. * English, in English.
ingilizce
english
Türkçe » İngilizce
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
akıcı ingilizce konuşmak
[V]
fluent: speak fluent English
akıcı İngilizce konuşmak
[V]
fluent: be fluent in English
İngilizce konuşan bir avukata ihtiyacım var.
[PHR]
lawyer: I need an English-speaking lawyer.
az buçuk İngilizce bilmek
[V]
smattering: have a smattering of English
Burada İngilizce konuşan biri var mı?
[PHR]
here: Does someone here speak English?
çat pat İngilizce konuşmak
[V]
smattering: have a smattering of English
İngilizce bir dramatik eseri satın almak istiyorum.
[PHR]
drama: I would like to buy a drama in English.
İngilizce gazeteniz var mı?
[PHR]
newspaper: Do you have an English newspaper?
İngilizce gazete verin lütfen.
[PHR]
newspaper: Please give me an English newspaper.
Uçakta İngilizce konuşabilen hostes var mı?
[PHR]
stewardess: Is there an English-speaking stewardess on board?
bozuk İngilizce
[N]
English: broken English
Eski İngilizce
[N]
Anglo-Saxon
ileri İngilizce
[N]
English: advanced English
Kim İngilizce konuşuyor?
[PHR]
English: Who speaks English?
Lütfen İngilizce konuşun.
[PHR]
English: Please speak English.
temel İngilizce
[N]
English: Basic English
uzakdoğuda konuşulan İngilizce ile karışık dil
[N]
English: Pidgin English
İngilizce bilgisi
[N]
English: knowledge of English
İngilizce deyim
[N]
Anglicism
İngilizce dil bilimcisi
[N]
Anglicist