Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
easy (1) s. kolay, rahat; asude, sakin; yumuşak, uysal; hafif, yavaş, ağır .easy chair koltuk. easy mark {k.dili} kolayca aldatılabilen kimse.easy money kolay kazanılıp kolay sarf olunan para.easy of access kolay görüşülebilir, yanına yaklaşılabilir. in easy circumstances, on easy street hali vakti yerinde, varlıklı, müreffeh .
easy (1) kolay, rahat; asude, sakin; yumuşak, uysal; hafif,