Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
ayrı
  • [A] apart, separate, unconnected, divided, another, dissimilar, discontinuous, discrete, distanced, distinct, divergent, especial, isolated, segregate
  • [ADV] apart, aside, aloof, detachedly
  • [PREF] hetero-
  • [PRON] another
ayrı
1. separate, apart.
2. different, distinct.
3. exceptional.

ayrı ayrı
1. separate, distinct.
2. individual, separate.
3. one by one, separately.

ayrı baş çekmek to go one´s own way.

ayrı düşmek to be separated from each other.

ayrısı gayrısı olmamak/

ayrı gayrı bilmemek to have all things in common.

ayrı seçi olmak to withdraw one´s property, cease to share things.

ayrı seçi yapmak to be discriminatory.

ayrı tutmak /ı/ to make a distinction {between}, discriminate {between}.
ayrı * separate, apart. * different, distinct. * exceptional.
ayrı discrete
ayrı disjunct

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
annesi bir babası ayrı kardeş
  • [N] uterine brother, uterine sister
annesi bir babası ayrı olan
  • [A] uterine
Ayrı ödüyoruz.
  • [PHR] separately: We are paying separately.
Ayrı paketleyin lütfen.
  • [PHR] wrap: Wrap them separately, please.
ayrı ayrı
  • [ADV] separately, one by one, severally, respectively, asunder
ayrı baskı
  • [N] offprint
ayrı bir yere
  • [ADV] apart
ayrı cinsten
  • [A] heterogeneous
ayrı durma
  • [N] isolation
ayrı durmak
  • [V] stand apart, stand aloof
ayrı düşmek
  • [V] draw apart
ayrı girişi olan
  • [A] walk-in
ayrı kalmak
  • [V] stand apart, stand aloof
ayrı kalmış
  • [A] limb: out on a limb
ayrı koymak
  • [V] set off
ayrı olarak
  • [ADV] apart, separately
ayrı olarak düşünmek
  • [V] dissociate
ayrı olma
  • [N] separation
ayrı olmak
  • [V] hive off
ayrı telden çalmak
  • [V] cross-purpose: talk at cross-purposes