İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| a great deal |
- [A] bir hayli, oldukça çok
- [ADV] çok daha
|
|
| a great deal |
* çok:
That cost him a good deal.
Ona pahalıya mal oldu.
It's climate is a good deal like Cairo's.
Havası Kahire'ninkine çok benziyor.
Konuşma dili
* kelepir.
Konuşma dili
* iyi bir şey. |
|
| a great deal |
bir hayli, oldukça çok |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|