Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
bir karış * very short; very few.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
aklı bir karış havada
  • [A] light-headed, flighty
karış
  • [N] span
karış span, handspan.

__ karış
1. every inch {of a place}.
2. over every inch {of it}.
3. with a fine-tooth comb, very carefully.

__ karış dili var. colloq. He´s/She´s very sassy.
ağzı bir karış açık kalmak ağzı {bir karış} açık kalmak * to gape with astonishment.
aklı başından bir karış yukarı aklı başından bir karış yukarı/yukarıda * impulsive, rash, impetuous, {someone} who does the first thing that comes into his head.
aklı başından bir karış yukarıda aklı başından bir karış yukarı/yukarıda * impulsive, rash, impetuous, {someone} who does the first thing that comes into his head.
dil bir karış * impudent, rude in his/her replies.
dili bir karış dışarı çıkmak * to pant {from overexertion/thirst}.
karış * span, handspan.
karış karış * every inch {of a place}. * over every inch {of it}. * with a fine-tooth comb, very carefully.
Karış karış dili var. konuşma dili * He's/She's very sassy.
surat bir karış * sour-faced; annoyed-looking; angry-looking; grim-looking.
karış butt in
söze karış chime in
karış horn in
karış interfere
n.karışma:v.karış:prep.karışarak interfering
iskambil oyununa karış kibitz
karış meddle
n.karışma:v.karış:prep.karışarak meddling