Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
don't touch me bana dokunma.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
not to touch with a bargepole
  • [ID] elini sürmemek, yanına bile yaklaşmamak
master touch
  • [N] usta eli, yerinde söz
touch smb. on the raw
  • [ID] yarasına parmak basmak, yarasını deşmek, bamteline basmak
touch Dinle! {tʌtʃ}
  • [N] dokunuş, tuş, dokunma, temas, fırça darbesi, rötuş, zerre, üslup, iletişim, incelik, duyarlılık, iz, yaklaşım, işaret, deneme, taç (fut.), elim sende oyunu, yakalamaca, para sızdırma, yolunacak kaz
  • [V] dokunmak, ellemek, değmek, teğet geçmek, bitişik olmak, yetmek, kırmak, incitmek, etkilemek, para sızdırmak, temas etmek
be a soft touch
  • [V] yolunacak kaz olmak
be soft to the touch
  • [V] yumuşacık olmak, yumuşaklık hissi vermek
Does it hurt when I touch it here?
  • [PHR] dokunmak: Dokunduğum zaman acıtyor mu?
Do not touch
  • [PHR] dokunmak: Dokunmayın
don't touch!
  • [INTRJ] dokunma!, elleme!
Don't touch me.
  • [PHR] dokunmak: Bana dokunma.
get into touch
  • [V] iletişim kurmak, temas kurmak, görüşmek
have a velvety touch
  • [V] kadife hissi vermek
keep in touch
  • [V] görüşmek, iletişimi koparmamak
lose touch with
  • [V] iletişimi koparmak, görüşememek
make touch
  • [V] dokundurmak
not touch
  • [ID] elini sürmemek
on the slightest touch
  • [ADV] en küçük dokunuşta
put smb. into touch with
  • [V] görüştürmek, iletişim kurmalarını sağlamak
put to the touch
  • [V] denemek, prova etmek
sense of touch
  • [N] dokunma duyusu