İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| faith |
{feıɵ}
- [N] inanç, güven, iman, din, sadakât, bağlılık, niyet, söz, vâât
|
|
| faith |
i. inanç, itikat, iman; güven, itimat,emniyet, tevekkül; din; sadakat, vefa. faith cure itikatla şifa bulma. faith healer itikatla hastalığı iyi ettiğini iddia eden kimse. faith in God Tanrıya inanış, Allaha iman. bad faith kötü niyet, bozuk niyet, hıyanet, samimiyetsizlik. break ones faith sözünde durmamak, güvenini sarsmak. good faith samimiyet, iyi niyet. keep ones faith imanını elden bırakmamak; sözünde durmak .pin ones faith on {herhangi bir şeye} bel bağlamak, tamamen güvenmek. |
|
| faith |
i. 1. inanç; itikat; iman. 2. din. 3. güven, itimat. |
|
| faith |
faith
feyth
İsim
* inanç; itikat; iman.
* din.
* güven, itimat. |
|
| faith |
inanç, itikat, iman; güven, itimat,emniyet, tevekk |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| breach of faith |
- [N] güveni kötüye kullanma, sadakâtin bozulması
|
|
| in bad faith |
- [ADV] kötü niyetle, samimiyetsizlikle
|
|
| in good faith |
- [ADV] iyi niyetle, samimiyetle
|
|
| keep faith |
- [V] inancına bağlı kalmak
|
|
| keep one's faith |
|
|
| pin one's faith on |
- [ID] güvenmek, umut: umudunu bağlamak
- [V] ümit bağlamak
|
|
| put faith in |
- [V] inancı olmak, inanmak, güvenmek
|
|
| faith cure |
{'feıɵ,kjʋər}
- [N] telkinle tedavi, imanla tedavi
|
|
| faith healer |
- [N] telkinle tedavi eden kimse, imanla tedavi eden kimse
|
|
| faith healing |
- [N] telkinle tedavi, imanla tedavi
|
|
| plight of faith |
|
|
| break one´s faith |
sözünde durmamak. |
|
| good faith |
1. {birine karşı beslenen} güven, itimat. 2. niyetin ciddiliği. |
|
| in good faith |
sadece birinin sözüne güvenerek. |
|
| take s.t. on faith |
kanıt olmadan bir şeye inanmak. |
|
| break one's faith |
* sözünde durmamak. |
|
| good faith |
* {birine karşı beslenen} güven, itimat.
* niyetin ciddiliği. |
|
| in good faith |
* sadece birinin sözüne güvenerek. |
|
| take something on faith |
* kanıt olmadan bir şeye inanmak. |
|
| breach of faith |
güveni kötüye kullanma, sadakâtin bozulması |
|
|
|