İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| stab |
{stæb}
- [N] bıçaklama, saplama, saplanma, bıçak gibi saplanma, bıçak yarası
- [V] bıçaklamak, hançerlemek, saplamak, delmek, ihanet etmek
|
|
| stab in the back |
- [N] sırt: sırtından bıçaklama, sırt: sırtından vurma, kalleşlik yapma
|
|
| stab smb. in the back |
- [ID] ihanet etmek, sırt: sırtından vurmak
|
|
| make a stab at |
k. dili -i denemek: He made a stab at conversation. Sohbet etmeyi denedi. |
|
| stab |
f. {-bed, -bing}
i. sivri bir aletle yaralamak; bıçak veya hançer saplamak, bıçaklamak, hançerlemek; içine girmek; delmek;
i. süngüleme; süngü yarası; söz ile yaralama, kalbini kırma. stab in the back arkadan vurmak. make a stab at teşebbüste bulunmak, denemek. |
|
| stab |
f. {
stabbed,
stabbing} 1. bıçaklamak. 2. batırmak; saplamak; delmek: He stabbed the meat with his fork. Çatalını ete sapladı.
i. |
|
| stab s.o. in the back |
k. dili birini arkadan vurmak, birine kalleşlik etmek. |
|
| make a stab at |
* -i denemek. |
|
| stab |
stab
stäb
Fiil (D) stabbed, stabbing
* bıçaklamak.
* batırmak; saplamak; delmek.
İsim
·(bakınız)
"make a stab at"
"stab someone in the back" |
|
| stab someone in the back |
* birini arkadan vurmak, birine kalleşlik etmek. |
|
| stab |
{-bed, -bing} sivri bir aletle yaralamak; bıçak v |
|
| stab |
v.bıçakla:n.bıçaklama |
|
| take a stab at |
teşebbüste bulun |
|
| stab |
bıçaklama |
|
| stab |
bıçak yarası |
|
| stab |
deneme |
|
| stab |
bıçaklamak |
|
| stab |
{bıçak,ağrı,vb.} saplamak |
|
| stab in the back |
sırtından bıçaklama, sırtından vurma, kalleşlik yapma |
|
| stab smb. in the back |
ihanet etmek, sırtından vurmak |
|
|
|