Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
intention Dinle! {ın'tenʃən}
  • [N] niyet, maksat, plan, amaç, gaye, kasıt, hedef, erek
intention {i.} maksat, niyet, murat, meram; mana; kasıt; {çoğ.} evlenme niyeti; {tıb.} yaranın kapanma tarzı. intentional {s.} maksatlı, mahsus, kasıtlı. intentionally {z.} kasten, mahsus.
intention i.
1. niyet, amaç, maksat: His intention is to help you. Amacı size yardım etmek. He has no intention of coming. Gelmek niyetinde değil.
2. anlam, mana: That´s not the intention of the poem. Şiirin anlamı öyle değil.
3. kasıt.
intention içlem
intention içlem

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
firm intention
  • [N] azim
have the intention of
  • [V] fikrinde olmak
with the intention of amacıyla
firm intention azim i.
have the intention of fikrinde olmak f.