Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
no Dinle! {nəʋ}
  • [A] hiç, hiçbir, artık değil, yasak, gereksiz
  • [N] hayır, ret, aleyhte oy, numara, red
  • [AUX] yok, hayır, değil
no {çoğ. nos.} {kıs.} number.
no {z.}, {s.}, {i.} {çoğ. noes} {noz} hayır, yok, değil; {s.} hiç, hiç bir; {i.} yok cevabı, hayır kelimesi; olumsuz oy veya karar; olumsuz oy, olumsuz oy veren kimse. no better than dan daha iyi olmayan. No dice. argo Olmaz. Olmayacak. no end of talk sonu gelmez laf. no mans land iki cephe arasında sahipsiz arazi parçası; çok tehlikeli bölge. No sooner said than done. Söz ağızdan çıkar çıkmaz yapılır. no whit hiç, katiyen. no wonder hiç garip değil, pek tabii. by no means hiç, katiyen. He no longer comes here Artık buraya gelmiyor. I want no more of it. Bu kadarı yeter. Sözü uzatma. in no time hemen, derhal. in no wise hiç bir suretle. Its no joke. Kolay iş değil. Şakaya gelmez. The noes have it. Aleyhtarlar kazandı.
no kıs. number.
NO NO

Türkçe » İngilizce Yukarı
no id
NO NO