Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
pace up and down
  • [V] bir aşağı bir yukarı gitmek, volta atmak
pace up and down * bir aşağı bir yukarı yürümek, volta atmak.
pace up and down bir aşağı bir yukarı gitmek, volta atmak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
force the pace
  • [V] hızlandırmak, çabuklaştırmak
pace Dinle! {peıs}
  • [ADV] izniyle
  • [N] adım, yürüyüş, uygun adım yürüyüş, hız
  • [V] adımlamak, yürümek, volta atmak, düzene sokmak, hız: hızını ayarlamak, rahvan gitmek
at a great pace
  • [ADV] büyük bir hızla
go the pace
  • [V] hızlı koşmak, çok harcamak, bolluk içinde yaşamak
keep pace with
  • [V] ayak uydurmak
quicken one's pace
  • [V] adımlarını hızlandırmak, pergelleri açmak
set the pace
  • [V] yarışta hızı ayarlamak, örnek olmak
pace off
  • [V] adımlamak, adımla ölçmek
pace out
  • [V] adımlamak, adımla ölçmek
at a rattling pace
  • [A] doludizgin, canlı bir tempoda
  • [ADV] tıkır tıkır
accommodate one´s pace/step to birine ayak uydurmak.
fast pace
1. çabuk. hızla. hızlı. rengi atmaz. solmaz. su gibi. süratli. seri. ileri {saat}. eli çabuk. tez canlı. uçarı. dayanıklı. sağlam. değişmez. sabit. sıkı. ayrılmaz. hızla. çabucak. süratle. sık sık. defalarca. hızlı. hoppaca. sıkıca. sımsıkı. derin olara.
keep pace with -e ayak uydurmak.
pace i. adım, hatve; bir a dımda katedilen mesafe; gidiş, yürüyüş; rahvan yürüyüş; yürüyüş sürati. keep pace with ayak uydurmak. put one through his paces bir kimsenin kabiliyetini denemek. set the için pace yarış veya yürüyüşte sürati tayin etmek ,örnek olmak.
pace z. {edat}, Lat. izniyle {karşı fikirde olan bir kimseyi ima ederek}.
pace f. yürümek, gezinmek; rahvan gitmek {at}; ağır ve düzenli adımlarla yürümek; adımlayarak ölçmek; belirli bir düzene sokmak; spot koşu süratini tayin etmek. peced

s. rahvan yürüyüşlü; adımlayarak ölçülmüş; örnek olan kimsenin yardımı ile yapılmış.
pace i.
1. {yürürken atılan} adım.
2. bir adımda alınan yol.
3. gidiş, yürüyüş.
4. yürüyüş hızı.
5. hız, tempo, gidiş.

f.
1. adımlamak.
2. bir aşağı bir yukarı yürümek/dolaşmak, volta atmak; -i arşınlamak.
3. {yarışçının} hızını ayarlamak.
pace ilerleme hızı
pace back and forth/pace up and down bir aşağı bir yukarı yürümek/dolaşmak, volta atmak.
requiescat in pace Lat. Huzur içinde yatsın. Allah rahmet eylesin. {kıs. R.l.P.}.