Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
peep-hole {'pi:p,həʋl}
  • [N] gözetleme deliği

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
ace in the hole
  • [N] son koz
blast hole {'blæsthəʋl}
  • [N] lağım deliği
coal-hole {'kəʋlhəʋl}
  • [N] kömürlük
dene-hole
  • [N] yapay mağara
floss hole
  • [N] cüruf deliği
glory-hole {'glɔ:rı,həʋl}
  • [N] düzensiz oda, karışık çekmece, sandık odası
gully drain hole
  • [N] lâğım ağzı, kanal ağzı
hawse-hole {'hɔ:z,həʋl}
  • [N] loça deliği, çapa zincirinin geçtiği delik
hole Dinle! {həʋl}
  • [N] delik, çukur, oyuk, boşluk, derin yer, in, kovuk, hücre, kodes, zor durum
  • [V] delmek, delik açmak, kazmak, deliğe sokmak, deliğe girmek, yuvasına girmek, kapanmak, köşesine çekilmek
be in a hole
  • [ID] zor durumda olmak, sıkıntılı olmak, boşlukta olmak
dig a hole
  • [V] çukur kazmak, delik açmak, çukur açmak
make a hole in
  • [V] delik açmak, delmek
hole-and-corner {,həʋlən'kɔ:rnər}
  • [A] gizli, el altından, sinsi
hole out
  • [V] deliğe sokmak
hole up
  • [V] deliğe girmek, yuvasına girmek, kapanmak, köşesine çekilmek
What is par for this hole?
  • [PHR] vuruş: Bu delik için kaç vuruş yapmalıyım?
Can you patch this hole?
  • [PHR] yama: Bu deliğe yama yapabilir misiniz?
peep Dinle! {pi:p}
  • [N] cik, civciv sesi, cırtlak ses, korna sesi, delikten bakma, dikiz, kaçamak bakış, görünme
  • [V] dikizlemek, gözetlemek, röntgencilik yapmak, kaçamak bakmak, görünüvermek, çıkmak
peep!
  • [INTRJ] cik!, cik cik!
have a peep
  • [V] dikizlemek