Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
pretty Dinle! {'prıtı}
  • [A] güzel, hoş, cici, hayli, sevimli, zarif
  • [ADV] epeyce, bayağı, çok, oldukça
pretty s.

z. güzel, hoş, sevimli, latif; iyi, âlâ; k.dili epey büyük;

z. oldukça, epeyce, hayli. pretty difficult hayli güç. pretty much the same hemen hemen aynı, yine öyle. pretty well suited iyi uymuş. a pretty mess berbat iş. cost a pretty penny çok pahalı olmak. sitting pretty k.dili cebi dolu.
pretty s.
1. sevimli, güzel, hoş.
2. iyi.

z. oldukça, epeyce, hayli.
pretty pret.ty prît'i Sıfat * güzel, hoş, sevimli. * iyi. Zarf * oldukça, epeyce, hayli.
pretty güzel, hoş, sevimli, latif; iyi, âlâ; {k. dili} ep

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
pretty kettle of fish
  • [ID] ayıkla pirincin taşını, karışıklık
here is a pretty mess
  • [PHR] ayıkla pirincin taşını
sitting pretty
  • [A] cebi dolu
pretty big
  • [A] oldukça büyük
pretty girl
  • [N] güzel kız, cici kız
pretty much
  • [ADV] neredeyse, hemen hemen, aşağı yukarı, büyük ölçüde
pretty up
  • [V] güzelleştirmek, sevimli bir hava vermek
pretty well
  • [ADV] epey
a pretty penny k. dili epeyce para, külliyetli miktarda para.
be pretty well suited to -e iyi uymak.
be sitting pretty k. dili {birinin} her şeyi tıkırında olmak.
be sitting pretty k. dili iyi durumda olmak.
cost a pretty penny epey pahalıya mal olmak.
From the sound of it things are pretty bad. k. dili Anladığım kadarıyla durum vahim.
pretty difficult epey zor, hayli güç.
Pretty Good Privacy (PGP) iyi derece mahremiyet
pretty much k. dili hemen hemen.
pretty much the same hemen hemen aynı, yine öyle.
pretty nearly/well k. dili hemen hemen.
We´re in a pretty scrape. Ayıkla şimdi pirincin taşını.