Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
sweet-and-sour Dinle! {,swi:tən'saʋr}
  • [A] şeker, sirke ve limonlu

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
sweet almond
  • [N] tatlı badem
take the bitter with the sweet
  • [ID] gülü seven dikenine katlanır
boiled sweet
  • [N] şekerleme, bonbon
sour cherry
  • [N] vişne
sweet chestnut
  • [N] kestane
sweet cider
  • [N] elma şırası
sour cream
  • [N] krema: ekşi krema, krema
sweet cyder
  • [N] elma şırası
sweet fanny
  • [N] hiçbir şey
sl.
as sweet as honey
  • [A] bal gibi
sweet marjoram
  • [N] mercanköşk
whisper sweet nothings
  • [V] boş sözlerle avutmak
sweet pea
  • [N] bezelye, ıtırşahi
sour Dinle! {saʋr}
  • [A] ekşi, mayhoş, buruk, ekşimiş, keskin, dokunaklı, suratsız, somurtkan, hırçın, ayazlı, buz gibi, rutubetli {toprak}
  • [N] sepileme asidi, ekşi şey, ekşi içki
  • [V] ekşimek, bozulmak, kesilmek, huysuzlaşmak, somurtmak, surat asmak, zehir olmak, hayatı zehir olmak, zehir etmek, bozmak
go sour
  • [V] ekşimek, bozulmak, kesilmek, suratı asılmak, somurtmak
render sour
  • [V] ekşitmek
turn sour
  • [V] ekşimek, bozulmak, kesilmek, suratı asılmak, somurtmak
sour milk
  • [N] kesilmiş süt, bozuk süt
sweet Dinle! {swi:t}
  • [A] tatlı, şekerli, sevimli, şirin, cici, hoş, güzel, yumuşak başlı, nazik, mis gibi, lezzetli, ahenkli, melodik, verimli, asitsiz {mineral}, kükürtsüz {benzin vb.}, kolay, rahat
  • [N] tatlı, şeker, tatlı şey, tatlılık, tat, zevk, güzel koku
sweet!
  • [INTRJ] şekerim!, tatlım!