Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
tecâvüz etmek
  • [V] rape, attack, abuse, aggress, assault, break into, encroach, encroach on, entrench upon, impinge, infringe, interfere with, intrude, outrage, ravish, shame, trench on, trench upon, violate
tecavüz etmek * to attack. * [/ı/] to violate, infringe; [/ı/] to transgress; [/a/] to encroach upon {on}; [/a/] to trespass on; [/a/] to enter {a place} unlawfully; [/ı/] to cross {a boundary} unlawfully. * to molest; to assault indecently; to attempt to rape. * to exceed, surpass. * {for something} to miss {its target}.
tecavüz etmek invade
tecavüz etmek violate
tecâvüz etmek rape, attack, abuse, aggress, assault, break into, encroach, encroach on, entrench upon, impinge, infringe, interfere with, intrude, outrage, ravish, shame, trench on, trench upon, violate v.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
başkasının hakkına tecavüz etmek
  • [V] disturb the peace
tecâvüz etmek (hak)
  • [V] trespass
tecâvüz etmek (sınır)
  • [V] overstep
(birinin hakkına) tecavüz etmek encroach
(başkasının hakkına) tecavüz etmek poach
başkasının hakkına tecavüz etmek disturb the peace v.
tecâvüz etmek (hak) trespass v.
tecâvüz etmek (sınır) overstep v.