Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
become dirty
  • [V] kirlenmek, pislenmek
become dirty kirlen
become dirty kirlenmek, pislenmek

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
dirty Dinle! {'dɜ:rtı}
  • [A] açık saçık, pis, kirli, rezil, aşağılık, iğrenç, ahlaksız, edepsiz, terbiyesiz, müstehcen, muzur, bozuk, fırtınalı
  • [V] kirletmek, pisletmek, lekelemek, kirlenmek, pislenmek, bulaştırmak
becoming dirty
  • [N] kirlenme
make dirty
  • [V] kirletmek, pisletmek
making dirty
  • [N] kirletme
dirty dog
  • [N] aşağılık kimse, itoğluit
talk dirty
  • [V] küfürlü konuşmak, pis konuşmak
dirty s.
1. kirli, pis.
2. iğrenç, çirkin.

f. kirletmek, pisletmek.
dirty s.

f. kirli, pis, murdar; bulanık; iğrenç, çirkin; alçak; sisli, fırtınalı, bozuk {hava}; fazla miktarda radyoaktif zerreler yayan; argo yanında esrar bulunan;

f. pisletmek, kirletmek, murdar etmek; lekelemek. dirty work {k}.dili el altından yürütülen iş, hileli oyun, bir işin en zor kısmı. dirtiness

i. pislik.
Dirty bytes in cache Önbellekteki pis veri
Dirty data Bekleyen veri
dirty look k. dili kötü bir bakış: He gave her a dirty look. Ona kötü kötü baktı.
dirty trick
1. üçkağıt.
dirty work k. dili
1. pis iş, insanı pisleten iş.
2. tatsız işler.
3. hile, sahtekârlık.
Saves the current project and all the dirty modules Geçerli projeyi ve tüm kirli modülleri kaydeder
wash one´s dirty linen in public kirli çamaşırlarını ortaya dökmek.
dirty dirt.y dır'ti Sıfat * kirli, pis. * iğrenç, çirkin. Fiil * kirletmek, pisletmek.
dirty look * kötü bir bakış: He gave her a dirty look. Ona kötü kötü baktı.
dirty work Konuşma dili * pis iş, insanı pisleten iş. * tatsız işler. * hile, sahtekârlık.
wash one's dirty linen in public * kirli çamaşırlarını ortaya dökmek.
dirty kirli, pis, murdar; bulanık; iğrenç, çirkin; alçak