Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
blind gut {'blaındgʌt}
  • [N] körbağırsak
blind gut körbağırsak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
blind as a bat
  • [A] kör: tamamen kör, kör
blind Dinle! {blaınd}
  • [A] kör, görmeyen, anlayışsız, düşüncesiz, saçma, gizli, okunaksız, açmayan {çiçek}
  • [N] jaluzi, stor, bahane, pusu, alem
  • [V] kör etmek, göz kamaştırmak, saklamak, hızlı sürmek
go blind
  • [V] kör olmak
the blind
  • [N] körler
Venetian blind
  • [N] jaluzi
blind alley
  • [N] çıkmaz sokak, sonu olmayan şey
blind-alley
  • [A] sonu olmayan
blind-alley occupation
  • [N] yükselme olanağı olmayan iş
blind coal
  • [N] antrasit
blind date
  • [N] tanımak: tanımadığı biriyle çıkma, tanıma: tanımadan buluşulan kimse
blind flight
  • [N] kör uçuş
blind in one eye
  • [A] tek gözü kör
blind love
  • [N] ihtiraslı aşk
blind man's buff
  • [N] körebe
blind spot {'blaındspɒt}
  • [N] kör nokta, anlaşılmayan nokta
blind stitch
  • [N] gizli dikiş
color-blind Dinle! {'kʌlər,blaınd}
  • [A] renk körü
colour-blind {'kʌlər,blaınd}
  • [A] renk körü
Brit.
blind drunk
  • [A] küfelik, sarhoş, körkütük sarhoş
home for the blind
  • [N] körler evi