Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
cause smb. a trouble
  • [V] başına dert açmak
cause smb. a trouble başına dert açmak f.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
ask for trouble
  • [V] belâ aramak, kaşınmak, aranmak
chest trouble
  • [N] göğüs hastalığı
invite trouble
  • [V] belayı davet etmek
itch for trouble
  • [V] kaşınmak, belâ aramak
itching for trouble
  • [A] kaşınıyor, bela arıyor
trouble Dinle! {'trʌbəl}
  • [N] sıkıntı, dert, külfet, belâ, huzursuzluk, meşakkat, zahmet, rahatsızlık, aksilik, sorun, arıza, üzüntü
  • [V] rahatsız etmek, zahmet vermek, canını sıkmak, üzmek, bulandırmak, dert etmek, zahmet etmek, üzülmek
couse trouble
  • [V] başına belâ olmak
in trouble
  • [A] başı dertte
make trouble
  • [V] ortalığı karıştırmak
Please give me some numbers to call in case of trouble.
  • [PHR] sorun: Herhangi bir sorun olduğu takdirde arayabileceğim birkaç numara verin lütfen.
take the trouble of
  • [V] zahmet etmek
take trouble
  • [V] zahmet etmek
Thank you for your trouble.
  • [PHR] zahmet: Zahmet ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
trouble oneself
  • [V] zahmet etmek
trouble spot
  • [N] sorun kaynağı, bozuk yer
be worth the trouble
  • [V] zahmete değmek
ask for trouble k. dili bela aramak, belayı satın almak.
be in trouble başı belada olmak.
borrow trouble k. dili önceden tasasını çekmek.
deep trouble vahim bir durum.