Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
drink in
  • [V] tadını çıkarmak, doya doya seyretmek, emmek, yutmak
drink in * büyük bir zevkle seyretmek/dinlemek.
drink in tadını çıkarmak, doya doya seyretmek, emmek, yutmak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
alcoholic drink
  • [N] alkollü içki, içki
drink deeply
  • [V] çok içmek
drink Dinle! {drıŋk}
  • [N] içecek, içmek, meşrubat, içki içmek, içki, deniz, okyanus
  • [V] içmek, içki içmek, şerefine içmek, içkiye harcamak, bitirmek
Can I have another drink?
  • [PHR] kadeh: Bir kadeh daha alabilir miyim?
have a drink
  • [V] içecek bir şey almak, içmek
How about a drink?
  • [PHR] içki: Bir içki ister misiniz?
I'll treat you to a drink.
  • [PHR] içki: Size bir içki ısmarlayayım.
I would like a drink.
  • [PHR] içki: İçecek bir şeyler rica ediyorum.
Let me buy you a drink.
  • [PHR] içki: Size bir içki ısmarlamama izin verin.
make to drink
  • [V] içirmek
May I offer you a drink?
  • [PHR] içki: Size bir içki ikram edebilir miyim?
take to drink
  • [V] kendini içkiye vermek
What would you like to drink?
  • [PHR] içmek: Ne içmek istersiniz?
Would you like something to drink?
  • [PHR] içki: İçecek bir şeyler ister misiniz?
Would you like to go for a drink?
  • [PHR] içmek: İçki içmeye gitmek ister misiniz?
drink a lot
  • [V] çok içmek
drink away
  • [V] içkiye harcamak, içerek unutmaya çalışmak, içkiyle dağıtmak
drink heavily
  • [V] çok içmek, kafayı çekmek
drink off
  • [V] bir dikişte içmek, içip bitirmek
drink smb. under the table
  • [V] içkiye daha dayanıklı olmak