| grate |
{greıt}
- [N] ızgara, demir parmaklık, kalbur {maden}, ocak, şömine, pencere demiri
- [V] rendelemek, gıcırdatmak, sinirlendirmek, gıcık etmek, ızdırap vermek, gıcırdamak
|
|
| grate |
i. 1. ızgara. 2. demir parmaklık. |
|
| grate |
f. rendelemek. |
|
| grate |
{f.} rendelemek; sürterek ses çıkarmak; on ile üzmek, sinirlendirmek; gıcırdatmak {diş}; sürtünerek ses çıkarmak. gratingly {z.} gıcırtı ile; sinirlendirici bir şekilde. |
|
| grate |
{i.} pencere kafesi, ızgara; ocak ızgarası; ocak; maden filizini ayırmaya mahsus kalbur. |
|
|