Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
jib sail {'dʒıbseıl}
  • [N] flok yelkeni {gemi}
jib sail flok yelkeni {gemi}

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
fore-and-aft sail
  • [N] yan yelkeni
sail before the mast
  • [V] tayfalık yapmak
royal sail
  • [N] kontra babafingo direği
sail Dinle! {seıl}
  • [N] yelken, yelkenler, yelkenli gemi, denize açılma, gemi ile yolculuk, yeldeğirmeni kanadı
  • [V] denize açılmak, yelkenli ile gitmek, gemi ile yol almak, havada süzülmek, uçmak, gururla hareket etmek, yüzdürmek, uçurmak
What time does the ship sail?
  • [PHR] ayrılmak: Gemi ne zaman ayrılıyor?
sail in
  • [V] söze karışmak, girmek, dalmak
sail into
  • [V] dil uzatmak, lâf etmek, azarlamak, fırça atmak
make sail sefere çıkmak.
sail i.

f. yelken; yelkene benzer herhangi bir şey; yel değirmeni yelpazesi; yelkenli gemi; topluluk ismi yelkenli gemiler; deniz yolculuğu;

f. gemi ile yola çıkmak; yelkenle seyretmek; gemi ile gitmek; gemi gibi su üstünde yüzmek; havada uçmak; gemi kullanmak; havada uçurmak. sail close to the wind den. orsasına seyretmek. sail into büyük bir şevkle girişmek; k.dili fena halde azarlamak, informal haşlamak. sail under false colors olduğundan başka türlü görünmek. foreandaft sail yan yelkeni. make sail fazla yelken açmak; sefere çıkmak. set sail yelken açıp kalkmak . shorten sail bazı yelkenleri indirmek. square sail dört koşe seren yelkeni. strike sail yelkenleri mayna etmek. under sail yelkenleri fora edilmiş olarak, seyir halinde.
sail i.
1. yelken.
2. yelkenli.
3. deniz yolculuğu.

f.
1. gemi ile yola çıkmak.
2. gemi ile gitmek.
3. {gemi} kullanmak.
4. havada uçurmak.
5. süzülmek.
sail i.

f. yelken; yelkene benzer herhangi bir şey; yel değirmeni yelpazesi; yelkenli gemi; topluluk ismi yelkenli gemiler; deniz yolculuğu;

f. gemi ile yola çıkmak; yelkenle seyretmek; gemi ile gitmek; gemi gibi su üstünde yüzmek; havada uçmak; gemi kullanmak; havada uçurmak. sail close to the wind den. orsasına seyretmek. sail into büyük bir şevkle girişmek; k.dili fena halde azarlamak, informal haşlamak. sail under false colors olduğundan başka türlü görünmek. foreandaft sail yan yelkeni. make sail fazla yelken açmak; sefere çıkmak. set sail yelken açıp kalkmak . shorten sail bazı yelkenleri indirmek. square sail dört koşe seren yelkeni. strike sail yelkenleri mayna etmek. under sail yelkenleri fora edilmiş olarak, seyir halinde.
sail i.
1. yelken.
2. yelkenli.
3. deniz yolculuğu.

f.
1. gemi ile yola çıkmak.
2. gemi ile gitmek.
3. {gemi} kullanmak.
4. havada uçurmak.
5. süzülmek.
sail close to the wind k. dili
1. tehlikeli bir yolda gitmek, tehlikeli bir şekilde hareket etmek.
2. {yazının/sözün} açık saçık olmasına ramak kalmak.
sail close to the wind k. dili
1. tehlikeli bir yolda gitmek, tehlikeli bir şekilde hareket etmek.
2. {yazının/sözün} açık saçık olmasına ramak kalmak.
sail into k. dili
1. -e büyük bir şevkle girişmek.
2. -i fena halde azarlamak, -i haşlamak.
sail into k. dili
1. -e büyük bir şevkle girişmek.
2. -i fena halde azarlamak, -i haşlamak.
sail under false colors olduğundan başka türlü görünmek.
sail under false colors olduğundan başka türlü görünmek.
set sail yelken açmak.
strike sail yelkenleri mayna etmek.