Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
render s.t. into bir şeyi {başka bir dile} çevirmek/tercüme etmek.
render s.t. into bir şeyi {başka bir dile} çevirmek/tercüme etmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
render an account of
  • [V] hesap vermek
render first aid
  • [N] ilk yardım sağlamak
render Dinle! {'rendər}
  • [V] geri vermek, vermek, etmek, sunmak, açıklamak, kılmak, hale getirmek, çevirmek, çevirisini yapmak, yorumlamak, çalmak {müzik}, eritmek {yağ}, ilk kat sıva sürmek
render possible
  • [V] mümkün kılmak, mümkün hale getirmek
render a service
  • [N] iş görmek
render service to
  • [V] hizmet etmek, hizmet vermek
render sour
  • [V] ekşitmek
render stupid
  • [V] aptallaştırmak
render f.
1. kılmak, ... duruma getirmek, -leştirmek: render possible mümkün kılmak. render unnecessary gereksiz kılmak. render defenseless savunmasız duruma getirmek. render helpless çaresiz bırakmak. render

s.o. unable to do

s.t. birini bir şeyi yapamayacak duruma getirmek.
2. {sanat eserini} icra etmek/yorumlamak: She rendered that sonata beautifully. O sonatı güzel icra etti.
3. {iyilik/hizmet/yardım/teşekkür} etmek: You´ve rendered me a service. Bana iyilik ettin.
4. {yağı} eritip saf bir hale getirmek/saflaştırmak.
5. {hesap, bir şeyin dökümü v.b.´ni} sunmak, vermek.
6. anlatmak/ifade etmek/tasvir etmek/betimlemek/resmetmek/canlandırmak.
render f.

i. karşılık olarak vermek; iade etmek, geri vermek; vermek; teslim etmek; göstermek {hesap}; icra etmek; etmek, kılmak,- laştırmak, -landırmak; tercüme etmek, çevirmek; anlatmak, tabir etmek; eritmek {yağ};

i. iade, tediye, ödeme; sıva.
render f.
1. kılmak, ... duruma getirmek, -leştirmek: render possible mümkün kılmak. render unnecessary gereksiz kılmak. render defenseless savunmasız duruma getirmek. render helpless çaresiz bırakmak. render

s.o. unable to do

s.t. birini bir şeyi yapamayacak duruma getirmek.
2. {sanat eserini} icra etmek/yorumlamak: She rendered that sonata beautifully. O sonatı güzel icra etti.
3. {iyilik/hizmet/yardım/teşekkür} etmek: You´ve rendered me a service. Bana iyilik ettin.
4. {yağı} eritip saf bir hale getirmek/saflaştırmak.
5. {hesap, bir şeyin dökümü v.b.´ni} sunmak, vermek.
6. anlatmak/ifade etmek/tasvir etmek/betimlemek/resmetmek/canlandırmak.
render f.

i. karşılık olarak vermek; iade etmek, geri vermek; vermek; teslim etmek; göstermek {hesap}; icra etmek; etmek, kılmak,- laştırmak, -landırmak; tercüme etmek, çevirmek; anlatmak, tabir etmek; eritmek {yağ};

i. iade, tediye, ödeme; sıva.
Render 24-bit Bitmaps at Highest Quality 24-bit Bit Eşlemleri Yüksek Kalitede Göster
render a verdict {hâkim/jüri} karar vermek, karara varmak.
render a verdict {hâkim/jüri} karar vermek, karara varmak.
render accounts {müşterilere} hesap ekstresi göndermek.
render accounts {müşterilere} hesap ekstresi göndermek.
render payment ödeme yapmak.
render payment ödeme yapmak.
render thanks şükretmek.