Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
high-handed Dinle! {,haı'hændıd}
  • [A] amirlik taslayan, keyfi, zorba

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
all-time high
  • [N] en yüksek seviye
clean-handed {,kli:n'hændıd}
  • [A] suçsuz, temiz, temiz elli
High Court
  • [N] yargıtay
of high degree
  • [ADV] yüksek dereceli, yüksek rütbeli
in high dudgeon
  • [N] hiddetli, tepesi atmış
empty-handed Dinle! {,emptı'hændıd}
  • [A] eli boş
  • [ADV] eli boş olarak
hold in high esteem
  • [V] saygı: büyük saygı göstermek, büyük sevgi beslemek
hold in high estimation
  • [V] saygı: büyük saygı göstermek
even-handed {'i:vən,hændıd}
  • [A] objektif, tarafsız, adil
high favor
  • [N] lütuf: büyük lütuf
in high feather
  • [A] keyfi yerinde
high fever
  • [N] ateş: yüksek ateş
high flier
  • [ID] gözü yükseklerde olan kimse
fly high
  • [ID] gözü yükseklerde olmak, yüksekten uçmak
ham-handed Dinle! {hæm'hændıd}
  • [A] beceriksiz, hoyrat, eli ağır
with a high hand
  • [ADV] zorbalıkla
-handed
  • [SUFF] elli, el ile kullanıma uygun
heavy-handed Dinle! {,hevı'hændıd}
  • [A] sert, zalim, eli ağır, beceriksiz, sakar
high heel
  • [N] yüksek topuk
high Dinle! {haı}
  • [A] yüksek, yukarı, uyuşturucu almış, üst, büyük, şiddetli, aşırı, önemli, soylu, yüce, ileri, üstün, neşeli, sarhoş, uçmuş, esrarın etkisinde
  • [ADV] yüksekte, yükseğe, lüks içinde
  • [N] yüksek yer, yüksek basınçlı bölge, büyük vites, rekor, zirve, uçma, lise