Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
self-knowledge Dinle! {,self'nɒlıdʒ}
  • [N] kendini tanıma, kendini bilme

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
carnal knowledge
  • [N] cinsel ilişki {hukuk}
knowledge of English
  • [N] İngilizce bilgisi
knowledge Dinle! {'nɒlıdʒ}
  • [N] bilgi, haber, irfan, tecrübe, bilim, anlama, malumat
have knowledge of
  • [V] bilgisi olmak
have no knowledge
  • [V] bilgisi olmamak
without one's knowledge
  • [ADV] bilgisi dışında, haberi olmadan
knowledge of life
  • [N] hayat tecrübesi
special knowledge
  • [N] ayrıcalıklı bilgi, özellikli bilgi
standard of knowledge
  • [N] bilgi düzeyi
thirst for knowledge
  • [N] bilgiye susama
trot out (knowledge)
  • [V] bilgi satmak
wide knowledge
  • [N] geniş bilgi
working knowledge
  • [N] yeterli bilgi
common knowledge bilinen gerçek.
domain knowledge ilgi alanı bilgisi
have a working knowledge of {bir şeyi} iyi kötü kullanabilecek kadar bilmek: They have a working knowledge of Russian. Bir Rusla iyi kötü anlaşabilecek kadar Rusça biliyorlar.
imperfect knowledge eksik bilgi
imperfect knowledge eksik bilgi
intuitive knowledge sezgiyle edinilen bilgi.
knowledge i.
1. bilgi, malumat.
2. haber.