İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| sober |
{'səʋbər}
- [A] ölçülü, aşırıya kaçmayan, makul, akla yatkın, sade, mat, gösterişsiz, ciddi, ağırbaşlı, içkide aşırıya kaçmayan
- [V] ayıltmak, aklını başına getirmek
|
|
| sober |
s. 1. ciddi, ağırbaşlı. 2. süssüz, gösterişsiz. 3. içkinin etkisi altında olmayan; ayık.
f. 1. ayıltmak. 2. durgunlaştırmak, düşünceli bir hale sokmak. |
|
| sober |
s.
f. kendine hâkim, ölçülü, dengeli, ılımlı, temkinli, makul; ciddi, ağır başlı; içki etkisinde olmayan; gösterişsiz;
f. dizginlemek; ayılmak, ayıltmak. sober down ciddileşmek, ciddileştirmek; uslanmak, uslandırmak, aklını başına getirmek. soberminded
s. aklı başında, ölçülü, temkinli. sober up veya off ayılmak, aklı başına gelmek. a sober estimate makul ve üzerinde düşünülmüş hesap. soberly
z. ölçülü, ılımlılıkla. soberness
i. ağır başlılık; ayıklık. |
|
| sober |
so.ber
so'bır
Sıfat
* ciddi, ağırbaşlı.
* süssüz, gösterişsiz.
* içkinin etkisi altında olmayan; ayık.
Fiil
* ayıltmak.
* durgunlaştırmak, düşünceli bir hale sokmak. |
|
| sober |
kendine hâkim, ölçülü, dengeli, ılımlı, temkinli, |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| in sober fact |
|
|
| sober down |
- [V] ayılmak, aklı başına gelmek, ciddileşmek
|
|
| sober-minded |
{'səʋbər,maındıd}
- [A] ölçülü, makul, ağırbaşlı, ciddi, aklı başında
|
|
| sober up |
- [V] ayıltmak, aklını başına getirmek, ayılmak, ciddileşmek
|
|
| sober s.o. up |
birini ayıltmak. |
|
| sober up |
ayılmak. |
|
| sober someone up |
* birini ayıltmak. |
|
| sober up |
* ayılmak. |
|
| become sober |
ayıl |
|
| sober up |
ayıl |
|
| in sober fact |
gerçekte, aslında |
zf. |
| sober down |
ayılmak, aklı başına gelmek, ciddileşmek |
|
| sober minded |
ölçülü, makul, ağırbaşlı, ciddi, aklı başında |
|
| sober up |
ayıltmak, aklını başına getirmek, ayılmak, ciddileşmek |
|
|
|