Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
swimmer {'swımər}
  • [N] yüzücü, yüzgeç, yüzme organı
swimmer
1.

f. {swam, swum, -ming}

i. yüzmek; batmamak, su yüzünde durmak; gen. "in" ile taşmak, dolmak; boğulmak, içine batmak; yüzdürmek; yüzerek geçmek;

i. yüzme; yüzme hareketi. swim against the stream olaylara karşı koymak. swim bladder balıkta hava k.
2. yüzücü.
swimmer yüzücü
swimmer yüzücü, yüzgeç, yüzme organı i.