Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
ease (2) f. rahat ettirmek, sıkıntıdan kurtarmak; ağrıyı yatıştırmak; basınç veya gerilimi azaltmak; kolaylaştırmak; dikkatle yerleştirmek; {den.} ağır ağır laçka etmek. ease the ship {den.} gemiyi dalgaya karşı götürmek. Ease the helm ! {den.} Ağır ağır gel ! ease off yavaş yavaş gevşetmek {ip}. ease ones mind içi rahat etmek.
ease (2) rahat ettirmek, sıkıntıdan kurtarmak; ağrıyı yatış