İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| eject, to |
çıkartmak, fırlatmak |
|
| eject, to |
çıkartmak, fırlatmak |
|
| eject, to |
çıkartmak, fırlatmak |
[elec.] |
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| eject |
{ı'dʒekt}
- [V] çıkarmak, kovmak, atmak, fırlatmak, uçaktan atlamak
|
|
| eject |
f. 1. dışarı atmak, çıkarmak, fışkırtmak. 2. defetmek, kovmak. |
|
| eject |
f. ani bir şekilde dışarı atmak, çıkarmak, fışkırtmak; defetmek, kovmak, azletmek. ejection
i. çıkarma, çıkarılan şey, fışkıran şey. ejection {hav}. tehlike zamanında uçaktan ayrılan ve paraşütle inen pilot kapsülü. ejectment
i. huk. masrafları ve tazminatıyla beraber bir mülkü geri almak için açılan dava. ejector
i. çıkartan veya fışkırtan şey, ejektör, fıskiye; mak. buhar yayarak bir sıvıyı boşaltan araç, tahliye cihazı, tüfek ve tabanca gibi silâhların namlularından boş kovanları atan cihaz. |
|
| eject |
fırlatmak |
|
| eject |
diski çıkar |
|
| eject |
çıkartmak |
|
| Eject |
Çıkart |
|
| eject |
atmak |
|
| Eject PC |
PCyi Çıkar |
|
| Eject Request to Locked Drive |
Kilitli Sürücüye Çıkartma İsteği |
|
| eject |
e.ject
îcekt'
Fiil
* dışarı atmak, çıkarmak, fışkırtmak.
* defetmek, kovmak. |
|
| eject |
ani bir şekilde dışarı atmak, çıkarmak, fışkırtmak |
|
| eject |
dışarı at |
|
| eject |
çıkart |
|
| eject |
dışarı atmak |
|
| eject |
fırlatmak |
|
| eject |
kovmak |
|
| eject |
kapı dışarı etmek |
|
| eject |
atmak |
|
| eject |
diski çıkar |
|
|
|