İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| a good deal of |
|
|
| a good deal |
1. çok: That cost him a good deal. Ona pahalıya mal oldu. Its climate is a good deal like Cairo´s. Havası Kahire´ninkine çok benziyor. 2. k. dili kelepir. 3. k. dili iyi bir şey. |
|
| a good deal/a great deal |
birçok, bir hayli. |
|
| a good deal |
* çok:
That cost him a good deal.
Ona pahalıya mal oldu.
It's climate is a good deal like Cairo's.
Havası Kahire'ninkine çok benziyor.
Konuşma dili
* kelepir.
Konuşma dili
* iyi bir şey. |
|
| a good deal of |
bir damla |
|
| good deal |
iyi el |
|
| a good deal of |
epey |
s. |
| good deal |
iyi iş, fena değil, idare eder |
|
|
|