Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
n.istekli:v.iste:prep.isteyerek willing

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
prep Dinle! {prep}
  • [A] hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (Brit.), ev ödevi (Brit.)
prep kıs. preparatory, preposition.
prep s. k.dili hazırlayıcı.
prep s. k. dili hazırlayıcı, hazırlık.

i. İng. ev ödevi.
prep kıs. preparatory, preposition.
prep school
1. kolej, özel ortaokul ve lise.
2. İng. koleje hazırlayan özel okul.
prep prep prep Sıfat, colloquial * hazırlayıcı, hazırlık. İsim, British * ev ödevi.
prep school * kolej, özel ortaokul ve lise. British * koleje hazırlayan özel okul.
prep. prep. abbreviation ·"preparatory" "preposition"
prep {kıs.} preparatory, preposition.
prep {k. dili} hazırlayıcı.
prep hazırlayıcı
prep school hazırlık okulu
prep ev ödevi
prep ders çalışma
prep derse hazırlanma
prep hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (brit.), ev ödevi (brit.) s.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
ağır işte çalışan kimse
  • [N] drudge
eh işte!
  • [INTRJ] so-so!, bad: not bad!
geçmişten konuşmaya istekli
  • [A] reminiscent
ikinci işte çalışan kimse
  • [N] moonlighter
ikinci işte çalışma
  • [N] moonlighting
ikinci işte çalışmak
  • [V] double
istekli
  • [A] desirous, anxious, keen, willing, wishful, inclined, eager, disposed, dead-set, ambitious, agog, athirst for, cheerful, covetous, devout, enthusiastic, forward, hellbent, inclinable, intense, intent, itching, itchy, minded, ready, solicitous, strong, thirsty, voracious, wistful, zeal: full of zeal
  • [N] applicant, aspirant
çok istekli
  • [A] overzealous, overanxious, raring
istekli kimse
  • [N] enthusiast
istekli olmak
  • [V] slaver for, ungrudging: be ungrudging in
istekli olmamak
  • [ID] heart: have no heart
isteyerek
  • [ADV] willingly, intentionally, readily
isteyerek yapılan
  • [A] voluntary
isteyerek yapılan şey
  • [N] voluntary
isteyerek yapma
  • [N] voluntariness, willingness
isteyerek yapmak
  • [V] volunteer
işte
  • [A] work: at work
  • [ADV] here
  • [PHR] here is
işte!
  • [INTRJ] here!, here you are!, there!, behold!, lo!, aha!
İşte bagaj kartım.
  • [PHR] tag: Here is my claim tag.
İşte masanız.
  • [PHR] table: This is your table.