ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
Türkçe » İngilizce
Yukarı
n.yas:v.yas tut:prep.yas tutarak
mourning
Türkçe » İngilizce
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
ayaklarını tutarak dalmak
[V]
jackknife
ayaklarını tutarak suya dalma
[N]
jackknife
aziz tutarak
[ADV]
cherishingly
kendini tutarak
[ADV]
aplomb: with aplomb
nefesini tutarak
[ADV]
bate: with bated breath
tutarak
,tutarık
1.
fit, seizure, spell.
2.
epilepsy.
__
ı tutmak
1.
to have a seizure.
2.
to have a fit of obstinacy.
tutarak
* fit, seizure, spell. * epilepsy.
n.kabuk tutma:v.kabuk tut:prep.kabuk tutarak
encrusting
n.haricinde:v.dışında bırak:prep.hariç tutarak
excepting
n.buz tutma:v.buz tut:prep.buz tutarak
frosting
n.holding:v.tut:prep.tutarak
holding
n.işlem:v.işleme tabi tut:prep.işleme tabi tutarak
processing
n.atıp tutma:v.atıp tut:prep.atıp tutarak
ranting
tutarak
retentively
n.tutma:v.tut:prep.tutarak
seizing
n.desteklenen:v.tut:prep.tutarak
sustaining
hariç tutarak yönetme
management by exception