Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
out of/beyond one´s depth boyunu aşan, bilgi ve yeteneği dışında.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
depth Dinle! {depɵ}
  • [N] derinlik, en derin nokta, ahlâk azlığı, yoğunluk, bilinçaltı, dip
in depth
  • [ADV] tam olarak, baştan başa
in the depth of
  • [ADV] ortasında, yarısında
What is the depth here?
  • [PHR] derin: Burası ne kadar derin?
depth bomb {'depɵbɒm}
  • [N] sualtı bombası
depth charge {'depɵ,tʃɑ:rdʒ}
  • [N] sualtı bombası
in-depth Dinle! {,ın'depɵ}
  • [A] geniş kapsamlı, derinlemesine, etraflı
sonic depth finder
  • [N] sonik derinlikölçer
Chart Depth Grafik Derinliği
Denominator depth Payda derinliği
depth i.
1. derinlik.
2. derin yer.
depth i. derinlik, derin yer, engin. depth charge su altındaki herhangi bir hedefe özellikle denizaltılara atılan patlayıcı madde. depth of winter kışın ortası, karakış. depths

i. denizin derinlikleri, umman; öz nüve depths of degradation. rezalet, kepazelik beyond veya out of one-s depth boyunu aşan, bilgi ve kabiliyet dışında.
depth of winter kış ortası, karakış.