Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
volatile,
1.

s. buhar olabilen, buharlaşabilen, uçar, gaz haline gelir; havai, hafif meşrep; dönek; çabuk alevlenir; kısa süreli, geçici; devamsız. volatileness, volatility

i. buharlaşabilme. ,uçarı/uçucu.
2. maymun iştahlı. değişken. dönek. {sıvı} uçucu. gaza dönüşebilen.
3. maymun istahli. degisken. dönek. {sivi} uçucu. gaza dönüsebilen.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
sal volatile
  • [N] nişadırruhu
volatile Dinle! {'vɒlətəl}
  • [A] uçucu, buharlaşan, geçici, gelgeç, havai, dönek
non-volatile uçucu olmayan
Non-Volatile Random Access Memory (NVRAM) Kalıcı Rastgele Erişimli Hafıza
volatile s. buhar olabilen, buharlaşabilen, uçar, gaz haline gelir; havai, hafif meşrep; dönek; çabuk alevlenir; kısa süreli, geçici; devamsız. volatileness, volatility

i. buharlaşabilme.
volatile s.
1. uçucu {madde}.
2. patlamaya hazır {durum}.
3. havai, değişken; istikrarsız; çabuk etkilenip aniden değişebilen.
Volatile Geçici
volatile oynak
volatile uçucu
volatile memory uçucu bellek
volatile vol.a.tile val'ıtıl Sıfat * uçucu {madde}. * patlamaya hazır {durum}. * havai, değişken; istikrarsız; çabuk etkilenip aniden değişebilen.
volatile buhar olabilen, buharlaşabilen, uçar, gaz haline g
volatile uçucu
volatile v.uçucu ol:adj.oynak
volatile memory uçucu bellek
volatile storage uçucu bellek
volatile maymun iştahlı
volatile değişken
volatile dönek
volatile {sıvı} uçucu