İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| forge |
{fɔ:rdʒ}
- [N] demirhane, demirci ocağı, nalbant dükkânı
- [V] demir dövmek, dövmek, işlemek, düzenlemek, biçim vermek, oluşturmak, uydurmak, sahtesini yapmak
|
|
| forge |
i. demirci ocağı, demirhane.
f. 1. demiri ocakta kızdırıp işlemek, dövmek. 2. oluşturmak, yapmak. 3. sahtesini yapmak. |
|
| forge |
f. |
|
| forge |
f. ağır ve devamlı ilerlemek. forge ahead yarışta başa geçmek; ilerlemek. |
|
| forge |
i.
f. demirci ocağı, demirhane, demir imalâthanesi;
f. demiri ocakta kızdrıp işlemek, dövmek; sahtesini yapmak. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| forge ahead |
- [V] ilerlemek, öne geçmek, gittikçe başarılı olmak, sağlam adımlarla ilerlemek
|
|
| forge ahead |
1. hızla ilerlemek. 2. öne geçmek. |
|
| forge ahead |
* hızla ilerlemek.
* öne geçmek. |
|
| forge ahead |
yarışta en ileriye geç |
|
| forge ahead |
ilerlemek, öne geçmek, gittikçe başarılı olmak, sağlam adımlarla ilerlemek |
|
|
|