ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
Türkçe » İngilizce
Yukarı
Fransız
[A]
French, Gallic
[N]
French, Gaul
Fransız
[N]
frog
kötü
Fransız
1.
French person; Frenchman; Frenchwoman.
2.
French, of France or its people or language.
Fransız
salatası slang a confused heap of playing cards.
Fransız
* French person; Frenchman; Frenchwoman. * French, of France or its people or language.
fransız
french
Türkçe » İngilizce
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
Fransız-
[PREF]
Franco-
Yakınlarda Fransız restoranı var mı?
[PHR]
French: Is there a French restaurant nearby?
Fransız-Alman
[A]
Franco-German
Fransız-Alman savaşı
[N]
Franco-German: the Franco-German war
Fransız düşmanı
[A]
Francophobe
[N]
Gallophobe
Fransız erkeği
[N]
Frenchman
Fransız hayranı
[A]
Francophil, Francophile
[N]
Gallomaniac, Gallophil, Gallophile
Fransız hayranı kimse
[N]
Francophil, Francophile
Fransız ihtilâli hükümeti beşler heyeti
[N]
directory
Fransız kadını
[N]
Frenchwoman
Fransız kuruşu
[N]
denier
Fransız tütünü
[N]
caporal
Kanadalı Fransız
[N]
Canuck
Fransız asker kasketi
[N]
kepi
Fransız likörü
[N]
Benedictine
Fransız manikür
[N]
manicure: French manicure
nazilerle savaşan Fransız direnişçileri
[N]
maquis
Normandiya Fransız lehçesi
[N]
Norman
Fransız Protestanı
[N]
Huguenot
Çok ünlü Fransız ressamların tablolarını arıyorum.
[PHR]
painting: I'm looking for paintings by well-known French artists.