İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| punt |
{pʌnt}
- [N] topa havada vurma {rugby}, sırıkla yürütülen tekne
- [V] kumar oynamak, bahse girmek, topa havada vurmak {rugby}, sırıkla itmek {sandal}, tekne ile gitmek {nehir}
|
|
| punt |
f.
i. Amerikan futbolunda top yere düşmeden tekme ile çelmek, topu uzağa tekmelemek;
i. top yere düşmeden tekme ile çelme. |
|
| punt |
i.
f. altı düz sandal;
f. böyle sandalı sırıkla sürmek. |
|
| punt |
f. faro denilen iskambil oyunu ile kumar oynamak. |
|
| punt |
Amerikan futbolunda top yere düşmeden tekme ile çe |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
| punt |
1. naut. reckoning, position {the position of a ship at sea as determined by reckoning}. 2. appropriate time.
__unu bulmak/
__una getirmek to find a suitable opportunity {to do something}.
__ tayini naut. reckoning, calculating a ship´s position. |
|
| punt |
denizcilikle ilgili
* reckoning, position {the position of a ship at sea as determined by reckoning}.
* appropriate time. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|