Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
race Dinle! {reıs}
  • [N] ırk, döl, soy, nesil, cins, tür, familya, sınıf, tad {şarap}, yarış, koşu, at yarışı, mücâdele, akıntı, ömür, hayat, yuva {makine}
  • [V] yarışmak, yarıştırmak, yarışa sokmak, acele ile yapmak, hızlı çalışmak {motor}, hızlı akmak
race i.
1. yarış, koşu.
2. akıntı.

f.
1. yarışmak; yarıştırmak.
2. hızlı gitmek; koşmak.
3. {atı} dörtnala koşturmak; {aracı} hızlı sürmek.
4. {avaradaki motoru} hızlı çalıştırmak.
race i.
1. ırk.
2. soy.
3. döl, nesil.
race i.

f. yarış, koşu; koşuş, seğirtme; yaşam süresi; akıntı, cereyan; suyun bentten değirmene aktığı oluk veya geçit; bu oluktan hızla akan su; hareket eden bir makina parçası yatağı, yuva;

f. koşmak, seğirtmek; yarış etmek; fazla hızlı işlemek {ma- kina}; hızlı akmak. racer

i. koşucu; yarış atı; yarış için yapılmış yat veya otomobil; Amerikaya mahsus kara yılanı.
race i. kök, zencefil kökü, kök zencefil. race ginger kök zencefil.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
armament race
  • [N] silâhlanma yarışı
arms race
  • [N] silâhlanma yarışı
ball race
  • [N] bilye halkası, rulmân çemberi
How many bets can one make on the next race?
  • [PHR] bahis: Bir sonraki yarışta kaç tane bahis yatırılabilir?
race relations board
  • [N] ırkçılıkla mücadele komitesi {İng.}
boat race
  • [N] kürek yarışı
distance race
  • [N] uzun mesafe yarışı