İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| sympathy |
{'sımpəɵı}
- [N] sempati, sevgi, ilgi, duygudaşlık, halden anlama, acısını paylaşma, acıma
|
|
| sympathy |
i. 1. anlayış, halden anlama: He´s gone there to get sympathy from her. Oraya onun anlayışına sığınmaya gitti. Don´t look for any sympathy from her! Ondan hiç anlayış bekleme! You won´t get any sympathy from them! Haline hiç anlayış göstermezler! 2. duygudaşlık, sempati. 3. çoğ. {belirli bir şeyden yana olan} görüşler: His sympathies are definitely with the monarchy. Görüşleri monarşiden yana. |
|
| sympathy |
i. karşısındaki ile aynı şeyi hissetme, halden anlama, duygudaşlık, sempati, şefkat; his veya yaratılış uygunluğu; {tıb.} uzuvların birbirine olan tesiri; tesir; cisimlerde birbiri ile birleşme veya birbirini etkileme eğilimi. sympathy strike sempati grevi. be in sympathy with aynı düşüncede olmak, katılmak. I have no sympathy for you Sana acımam. The price of petroleum has risen in Turkey in sympathy with rising costs around the world Türkiyede petrol fiyatlarındaki artış dünya piyasasının etkisinde kalmıştır. |
|
| sympathy |
sym.pa.thy
sîm'pıthi
İsim
* anlayış, halden anlama.
* duygudaşlık, sempati.
Çoğul
* {belirli bir şeyden yana olan} görüşler. |
|
| sympathy |
karşısındaki ile aynı şeyi hissetme, halden anlama |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| be in sympathy with |
{görüşü/fikri} anlayıp paylaşmak/desteklemek. |
|
| express one´s sympathy |
1. for {görüşü/fikri} anlayıp paylaşmak. 2. to {birine} taziyede bulunmak; {birinin} acısını paylaştığını belirtmek. |
|
| have sympathy for |
1. {görüşü/fikri} anlayıp paylaşmak/desteklemek. 2. {birinin} halini anlamak. |
|
| sympathy strike |
sempati grevi, destek grevi. arouse
s.o.´s sympathies for birinin {birinden/bir şeyden} yana olan duygularını uyandırmak. |
|
| be in sympathy with |
* {görüşü, fikri} anlayıp paylaşmak/desteklemek. |
|
| express one's sympathy |
* [for] {görüşü, fikri} anlayıp paylaşmak.
* [to] {birine} taziyede bulunmak; {birinin} acısını paylaştığını belirtmek. |
|
| have sympathy for |
* {görüşü, fikri} anlayıp paylaşmak/desteklemek.
* {birinin} halini anlamak. |
|
| Sympathy Cards |
İyi Niyet Kartları |
|
|
|