İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| wave |
{weıv}
- [N] dalga, hare, el sallama
- [V] dalgalanmak, sallanmak, el sallamak, dalgalı olmak, dalgalandırmak, sallamak, el hareketi yapmak
|
|
| wave |
f. dalgalanmak; sallanmak; sallamak; dalgalandırmak, dalga dalga etmek. ondüle yapmak; harelemek; elle işaret etmek. wave farewell el veya mendil sallayarak veda etmek. wave on el işaretiyle ileri gitmesini belirtmek. |
|
| wave |
i. dalga; dalgalanma; el işareti; el sallama; hare, kumaş dalgası; dalga gibi kabaran şey; sıcak veya soğuk dalgası. wave band {radyo} dalga. wave front fiz. dalga sınırı. wave set mizamplide kullanılan fiksatif. wave theory fiz. dalga teorisi; dilb. dillerin dalgalar halinde yayıldığı kuramı. wave train bir noktadan çıkan dalgalar dizisi. wave worn dalgalardan aşınmış. cold wave soğuk dalgası. heat wave sıcak dalgası. long wave uzun dalga. make waves A.B.D. düzeni bozmak, karışıklık yaratmak. medium wave orta dalga. short wave kısa dalga. wavy
s. dalgalı, dalga dalga. |
|
| wave |
i. 1. dalga. 2. el sallama. 3. of {el, mendil v.b. için} sallayış, sallama. 4. {saçta} dalga.
f. 1. el sallamak. 2. {mendil, kılıç, tabanca v.b.´ni} sallamak. 3. {rüzgârda} dalgalanmak; {rüzgâr} dalgalandırmak: The flag is waving in the wind. Bayrak rüzgârda dalgalanıyor. 4. {saçlarda} dalga yapmak. |
|
| wave |
dalga |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| brain wave |
{'breınweıv}
- [N] dahiyane buluş, parlak fikir, beyin akımı
|
|
| cold wave |
- [N] soğuk hava dalgası, perma {kimyasal}
|
|
| earth wave |
- [N] deprem dalgası, yer iniş-çıkışı
|
|
| heat wave |
{'hi:t,weıv}
- [N] sıcak dalgası, sıcak hava dalgası
|
|
| permanent wave |
|
|
| all-wave receiving set |
- [N] her yayını çeken alıcı
|
|
| shock wave |
- [N] şok dalgası, heyecan dalgası, korku dalgası
|
|
| short wave |
{'ʃɔ:rtweıv}
|
|
| short-wave |
{'ʃɔ:rtweıv}
- [A] kısa dalga, kısa dalga yayın yapan
|
|
| sine wave |
- [N] sinüs dalga, sinüsoidal dalga
|
|
| sinusoidal wave |
|
|
| sound wave |
{'saʋndweıv}
|
|
| tidal wave |
- [N] heyecan dalgası, met dalgası, deprem dalgası
|
|
| be on the same wave |
- [ID] aynı düşüncede olmak
|
|
| marcel wave |
- [N] saç: marsel saç biçimi
|
|
| the wave |
|
|
| wave a farewell |
- [V] el sallayarak veda etmek, mendil sallayarak veda etmek
|
|
| wave aside |
- [V] bir kenara bırakmak, reddetmek, kabul etmemek, istememek
|
|
| wave one's arms |
|
|
| wave one's hand |
- [V] el sallamak, elini sallamak
|
|
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|