Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
Harrow Dinle! {'hærəʋ}
  • [NPR] Harrow
harrow Dinle! {'hærəʋ}
  • [N] tırmık, sürgü
  • [V] tırmıklamak, sürgü geçirmek, üzmek, yüreğini parçalamak, acı vermek
harrow {i.}, {f.} tapan, kesek kırma makinası; {f.} tırmık çekmek, kesek kırmak; hırpalamak, eziyet etmek; sinirlendirmek. harrowing {s.} üzücü, asap bozucu .
harrow i.
1. kesek kırma makinesi.
2. tapan.

f.
1. tırmık çekmek, kesek kırmak.
2. tapanlamak, tapan çekmek.
harrow har.row her'o İsim * kesek kırma makinesi. * tapan. Fiil * tırmık çekmek, kesek kırmak. * tapanlamak, tapan çekmek.

Türkçe » İngilizce Yukarı
Harrow
  • [NPR] Harrow

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
rest harrow {'rest,hærəʋ}
  • [N] kayışkıran
under the harrow
  • [A] perişan halde
  • [ADV] acı içinde
disc harrow diskaro, diskli tırmık makinesi.
disc harrow * diskaro, diskli tırmık makinesi.
disk harrow çiftçi tırmığı
chain harrow zincirli tırmık
rest harrow kayışkıran
under the harrow perişan halde
chain harrow zincirli tırmık [tech.]

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
Harrow öğrencisi
  • [N] Harrovian
harrow öğrencisi Harrovian n.