Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
süreli
1. {something} which lasts for {a certain amount of} time: Bedia´nın somurtkanlıkları kısa sürelidir. Bedia´s sulks are short-lived.
2. periodic.

süreli yayın {a} periodical.
süreli * {something} which lasts for {a certain amount of} time: Bedia'nın somurtkanlıkları kısa sürelidir. Bedia's sulks are short-lived. * periodic.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
esnek süreli kredi
  • [N] swing credit
kısa süreli
  • [A] short-term, snatchy, shortlived, short-winded
kısa süreli iş
  • [N] gig
kısa süreli konuk
  • [N] transient
kısa süreli yağmur
  • [N] shower
uzun süreli
  • [A] long-term, longtime, long-dated, long-lived
uzun süreli
1. prolonged.
süreli yayın * {a} periodical.
kısa süreli konaklama stopover
v.güçlü tut:adj.uzun süreli sustained
uzun süreli hava tahmini long range forecast
en az erişim süreli kodlama minimum access coding
en az erişim süreli programlama minimum access programming
en az erişim süreli yordam minimum access routine
gerçek süreli saat real time clock
gerçek süreli işlem real time processing
gerçek süreli sistem real time system
kısa süreli bellek kaybı aberration
kısa süreli fleeting
kısa süreli flying