| I have a pain in my arm. |
- [PHR] kol: Kolumda bir ağrı var.
|
|
| I have a pain in my back. |
- [PHR] sırt: Sırtımda bir ağrı var.
|
|
| I have a pain in my chest. |
- [PHR] göğüs: Göğsümde bir ağrı var.
|
|
| be convulsed with pain |
|
|
| drawn with pain |
- [A] acıdan allak bullak olmuş
|
|
| I have a pain in my head. |
- [PHR] baş: Başımda bir ağrı var.
|
|
| I have a pain near my heart. |
- [PHR] kâlp: Kâlbime yakın bir yerde bir ağrı var.
|
|
| heartfelt pain |
|
|
| I have a pain in my leg. |
- [PHR] bacak: Bacağımda bir ağrı var.
|
|
| mental pain |
|
|
| pain |
{peın}
- [N] ağrı, acı, azap, elem, dert, ızdırap, sancı, sızı, eziyet, emek, zahmet, ceza
- [V] acıtmak, canını yakmak, üzmek, eziyet etmek
|
|
| Are you in pain? |
- [PHR] ağrı: Ağrınız var mı?
|
|
| be in pain |
- [V] ağrısı olmak, acı çekmek
|
|
| cause pain |
|
|
| I have a back pain. |
- [PHR] ağrı: Sırt ağrım var.
|
|
| It's a dull pain. |
- [PHR] sancı: Ağır bir sancı.
|
|
| It's a sharp pain. |
- [PHR] sancı: Keskin bir sancı.
|
|
| on pain of death |
|
|
| sense of pain |
|
|
| You won't feel any pain. |
- [PHR] acı: Acı hissetmeyeceksiniz.
|
|