Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
pain Dinle! {peın}
  • [N] ağrı, acı, azap, elem, dert, ızdırap, sancı, sızı, eziyet, emek, zahmet, ceza
  • [V] acıtmak, canını yakmak, üzmek, eziyet etmek
pain f. agrı veya acı vermek; eziyet etmek, keder vermek, üzmek. pained

s. canı acımış; karamsar.
pain i ağrı, acı, sel; dert, keder, elem, ıstırap, azap; çoğ. özen, ihtimam, itina, zahmet meşakkat; çoğ. doğum sancıları. on pain of cezasıyle. take pains zahmet çekmek, dikkat etmek.
pain i.
1. ağrı, acı, sızı.
2. acı, ıstırap.
3. dert, keder.
4. çoğ. özen, ihtimam, itina.
5. çoğ. doğum sancıları.

f.
1. canını yakmak, eziyet etmek.
2. üzmek.
pain pain peyn İsim * ağrı, acı, sızı. * acı, ıstırap. * dert, keder. Çoğul * özen, ihtimam, itina. Çoğul * doğum sancıları. Fiil * canını yakmak, eziyet etmek. * üzmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
I have a pain in my arm.
  • [PHR] kol: Kolumda bir ağrı var.
I have a pain in my back.
  • [PHR] sırt: Sırtımda bir ağrı var.
I have a pain in my chest.
  • [PHR] göğüs: Göğsümde bir ağrı var.
be convulsed with pain
  • [V] acıdan kıvranmak
drawn with pain
  • [A] acıdan allak bullak olmuş
I have a pain in my head.
  • [PHR] baş: Başımda bir ağrı var.
I have a pain near my heart.
  • [PHR] kâlp: Kâlbime yakın bir yerde bir ağrı var.
heartfelt pain
  • [N] gönül yarası
I have a pain in my leg.
  • [PHR] bacak: Bacağımda bir ağrı var.
mental pain
  • [N] ayrılık acısı
Are you in pain?
  • [PHR] ağrı: Ağrınız var mı?
be in pain
  • [V] ağrısı olmak, acı çekmek
cause pain
  • [V] acıtmak
I have a back pain.
  • [PHR] ağrı: Sırt ağrım var.
It's a dull pain.
  • [PHR] sancı: Ağır bir sancı.
It's a sharp pain.
  • [PHR] sancı: Keskin bir sancı.
on pain of death
  • [ADV] ölüm cezası ile
Please, do something for the pain.
  • [PHR] ağrı: Lütfen ağrıyı giderecek bir şeyler yapın.
sense of pain
  • [N] acı hissi
You won't feel any pain.
  • [PHR] acı: Acı hissetmeyeceksiniz.