Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
n.ayar:v.ayarla:prep.ayarlayarak adjusting
n.ayar:v.ayarla:prep.ayarlayarak setting
n.ayar:v.ayarla:prep.ayarlayarak setting [tech.]

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
prep Dinle! {prep}
  • [A] hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (Brit.), ev ödevi (Brit.)
prep kıs. preparatory, preposition.
prep s. k.dili hazırlayıcı.
prep s. k. dili hazırlayıcı, hazırlık.

i. İng. ev ödevi.
prep kıs. preparatory, preposition.
prep school
1. kolej, özel ortaokul ve lise.
2. İng. koleje hazırlayan özel okul.
prep prep prep Sıfat, colloquial * hazırlayıcı, hazırlık. İsim, British * ev ödevi.
prep school * kolej, özel ortaokul ve lise. British * koleje hazırlayan özel okul.
prep. prep. abbreviation ·"preparatory" "preposition"
prep {kıs.} preparatory, preposition.
prep {k. dili} hazırlayıcı.
prep hazırlayıcı
prep school hazırlık okulu
prep ev ödevi
prep ders çalışma
prep derse hazırlanma
prep hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (brit.), ev ödevi (brit.) s.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
ayar
  • [A] adjusting, regulating, tuning
  • [N] standard, carat, gauge, gage, accuracy, adjustment, readjustment, tune-up, touchstone, regulation, content, foot rule, yardstick
ayar belirleme
  • [N] assay, gauging
ayar damgası
  • [N] hallmark, assay mark, plate-mark
ayar damgası basmak
  • [V] hallmark
ayar dişlisi
  • [N] balance-wheel
ayar dişlisi (saat)
  • [N] fly
ayar etmek
  • [V] calibrate
ayar kolu
  • [N] adjusting lever
ayar saçı
  • [N] shim
ayar vidası
  • [N] setscrew, adjusting screw
dalga ayar düğmesi
  • [N] band switch
ayar diski
  • [N] disk: indexing disk
frekans boyu ayar düğmesi
  • [N] band switch
ince ayar
  • [N] fine adjustment
resmı ayar damgası
  • [N] hall mark
ses geçişi ayar düğmesi
  • [N] fader
ayar
1. device for checking the accuracy of scales or of measurement.
2. standard {of time}.
3. adjustment for accuracy {of a watch}.
4. adjustment, setup {of a machine}.
5. fineness; karats {of gold, silver}.
6. quality, character {of a person}.

ayarı bozuk
1. out of order, not regulated {clock, device}.
2. of bad character.
3. mentally unbalanced, not all there.

ayar damgası hallmark, assayer´s mark.

ayar etmek /ı/ to regulate, fix, set, adjust.

ayara vurmak /ı/
1. to test {gold, silver} on the touchstone.
2. to measure {something} by a stated standard.
ayar * device for checking the accuracy of scales or of measurement. * standard {of time}. * adjustment for accuracy {of a watch}. * adjustment, setup {of a machine}. * fineness; karats {of gold, silver}. * quality, character {of a person}.
ayar damgası * hallmark, assayer's mark.
ayar etmek * to regulate, fix, set, adjust.