Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
n.oymacılık:v.kazı:prep.kazıyarak engraving

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
prep Dinle! {prep}
  • [A] hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (Brit.), ev ödevi (Brit.)
prep kıs. preparatory, preposition.
prep s. k.dili hazırlayıcı.
prep s. k. dili hazırlayıcı, hazırlık.

i. İng. ev ödevi.
prep kıs. preparatory, preposition.
prep school
1. kolej, özel ortaokul ve lise.
2. İng. koleje hazırlayan özel okul.
prep prep prep Sıfat, colloquial * hazırlayıcı, hazırlık. İsim, British * ev ödevi.
prep school * kolej, özel ortaokul ve lise. British * koleje hazırlayan özel okul.
prep. prep. abbreviation ·"preparatory" "preposition"
prep {kıs.} preparatory, preposition.
prep {k. dili} hazırlayıcı.
prep hazırlayıcı
prep school hazırlık okulu
prep ev ödevi
prep ders çalışma
prep derse hazırlanma
prep hazırlık okulu {üniv.}, hazırlık öğrencisi {üniv.}, özel ilkokul (brit.), ev ödevi (brit.) s.

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
kazı
  • [N] dig, digging: diggings, excavation
kazı işleri
  • [N] excavations
kazı (maden)
  • [N] workings, working
kazı yapan kimse
  • [N] excavator
kazı yapılan yerler (maden)
  • [N] workings
kazı yapmak
  • [V] excavate
kazıyarak çıkarmak
  • [V] scratch out, scratch along, scratch through
kazıyarak temizlemek
  • [V] scale, scrape
kazı yeri
  • [N] digging: diggings
oymacılık
  • [N] sculptor: art of sculptor, carving, engraving
oymacılık ile ilgili
  • [A] glyptic
oymacılık yapmak
  • [V] carve
kazı
1. excavating, excavation, digging; archeol. dig.
2. {act of} engraving.

kazı kalemi burin, graver.

kazı yapmak to dig, excavate.

kazı yeri excavation site.
oymacılık
1. being a carver, chiseler, or engraver.
2. the art of carving or engraving.
Agop'un kazı gibi bakmak * to gaze stupidly.
Çevir kazı yanmasın. konuşma dili * Why are you changing the subject? ({said sarcastically}.)
kazı arkeoloji * excavating, excavation, digging; dig. * {act of} engraving.
kazı koz anlamak * to misunderstand completely.
kazı yapmak * to dig, excavate.
kazı yeri * excavation site.