Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
kazı
  • [N] dig, digging: diggings, excavation
kazı
1. excavating, excavation, digging; archeol. dig.
2. {act of} engraving.

kazı kalemi burin, graver.

kazı yapmak to dig, excavate.

kazı yeri excavation site.
kazı arkeoloji * excavating, excavation, digging; dig. * {act of} engraving.
kazı engrave
kazı excavation

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
kazı işleri
  • [N] excavations
kazı (maden)
  • [N] workings, working
kazı yapan kimse
  • [N] excavator
kazı yapılan yerler (maden)
  • [N] workings
kazı yapmak
  • [V] excavate
kazı yeri
  • [N] digging: diggings
Agop'un kazı gibi bakmak * to gaze stupidly.
Çevir kazı yanmasın. konuşma dili * Why are you changing the subject? ({said sarcastically}.)
kazı koz anlamak * to misunderstand completely.
kazı yapmak * to dig, excavate.
kazı yeri * excavation site.
kanada kazı canada goose
kanada kazı canadian goose
v.kazı:adj.kazınmış engraved
n.oymacılık:v.kazı:prep.kazıyarak engraving
yaban kazı graylag
fazla kazı over excavation
v.kazı:n.kazıma scrape
v.kazı:adj.kazınmış scraped
n.kazıma:v.kazı:prep.kazıyarak scraping