Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
bias Dinle! {'baıəs}
  • [A] verev, çapraz, meyilli
  • [ADV] verev olarak, çapraz olarak, meyilli olarak
  • [N] verev, meyil, eğilim, önyargı, sapma, yanılma, peşin hüküm, kıvrımlı yol {bowling}
  • [V] aleyhte etkilemek, etki altında bırakmak, aklını çelmek, önyargılı davranmasına neden olmak
bias i.

s.

z.

f. meyil, temayül, peşin hüküm; şev; taraf tutma;

s. verev, meyilli, şevli, çapraz;

z. verev olarak, meyilli olarak;

f. meylettirmek, aleyhte tesir etmek.
bias i.
1. verev.
2. eğilim.
3. önyargı.

f.
1. {birini} {belirli bir şekilde} etkilemek: They tried to bias me against him. Beni onun aleyhine çevirmeye çalıştılar.
2. {birinin} fikrini yönlendirmek/etkilemek: Don´t bias the witness! Sanığı etkileme!
bias yanlılık
bias yanlılık

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
challenge a judge for bias
  • [V] taraf tutan yargıca itiraz etmek
free from bias
  • [A] tarafsız
alternating current bias alternatif akım öngerilimi
automatic bias otomatik öngerilim
automatic grid bias otomatik ızgara öngerilimi
bias current ön akım
bias error of a measuring inst ölçme aygıtının yanlılık hatası
bias error of a measuring instrument ölçme aygıtının yanlılık hatası
downward bias eksi yanlılık
downward bias eksi yanlılık
freedom from bias error of a measuring instrument ölçme aygıtının yanlılık hatasızlığı
input bias current giriş ön akımı
input bias voltage giriş ön gerilimi
on the bias verevine, verev.
upward bias artı yanlılık
on the bias * verevine, verev.
bias against karşı taraf tut
gave a bias to peşin hüküm ver
give a bias to peşin hüküm ver
given a bias to peşin hüküm ver