| bias |
{'baıəs}
- [A] verev, çapraz, meyilli
- [ADV] verev olarak, çapraz olarak, meyilli olarak
- [N] verev, meyil, eğilim, önyargı, sapma, yanılma, peşin hüküm, kıvrımlı yol {bowling}
- [V] aleyhte etkilemek, etki altında bırakmak, aklını çelmek, önyargılı davranmasına neden olmak
|
|
| bias |
i.
s.
z.
f. meyil, temayül, peşin hüküm; şev; taraf tutma;
s. verev, meyilli, şevli, çapraz;
z. verev olarak, meyilli olarak;
f. meylettirmek, aleyhte tesir etmek. |
|
| bias |
i. 1. verev. 2. eğilim. 3. önyargı.
f. 1. {birini} {belirli bir şekilde} etkilemek: They tried to bias me against him. Beni onun aleyhine çevirmeye çalıştılar. 2. {birinin} fikrini yönlendirmek/etkilemek: Don´t bias the witness! Sanığı etkileme! |
|
| bias |
yanlılık |
|
| bias |
yanlılık |
|
|