Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
Dip Dinle!
  • [ABBR] diploma
dip Dinle! {dıp}
  • [N] dalma, eğilme, eğim, batma, daldırma, bandırma, sos, yokuş, iniş, çökme, toprak çökmesi, dalış yaparak tekrar yükselme, çukur, el koyma, yankesici (arg.)
  • [V] batırmak, bandırmak, banmak, daldırmak, eğim yapmak, eğilmek, bayrağı yarıya indirmek, farları kısmak, dalmak, alçalmak, dalış yapmak, göz atmak, batmak, çökmek, elini cebine atmak, elini atmak
dip f. {ped veya dipt, ping} batırmak, daldırmak, banmak; ıslatmak; kepçe gibi bir şeyle çıkarmak; bayrak gibi bir şeyi indirip kaldırmak; {den}. selam maksadıyla sancağı yarı mayna ve hisa etmek; antiseptik suya batırmak {bir hayvanı}; dalmak, batmak; {jeol}. meyletmek, inhitat etmek; {hav}. çabuk inip tekrar havalanmak. dip into a book bir kitabı gözden geçirmek.
dip i. dalma, batma; meyil, inhitat; çukur; daldırma mum, içine herhangi bir şey daldırılacak sıvı, banyo; argo yankesici. dip net uzun saplı balık ağı, kepçe. dip stick daldırma çubuk ölçek. magnetic dip mıknatısın aşağı eğilmesi.
dip f. {

__ped,

__ping}
1. batırmak, daldırmak, banmak; batmak, dalmak.
2. aşağıya doğru meyletmek.

i.
1. dalma, batma.
2. ani iniş, çukur.

Türkçe » İngilizce Yukarı
dip
  • [N] bottom, base, depth, foot, ground, far end, fag-end, fundament
dip
1. bottom; foot, lowest part.
2. the far end, back.

__ini bulmak /ın/ to use up {something stored in a container}.

__e çökmek to sink to the bottom, settle.

__ine darı ekmek /ın/ to use up, finish off.

__ doruk completely, from head to foot, thoroughly.

__ine gelmek/inmek to be nearly used up.

__i görünmek to be emptied.

__i kırmızı balmumuyla çağırmadım ya! colloq. I didn´t invite him; he just turned up of his own accord.

__i tutmak {for cooking food} to stick to the pan and burn.
dip * bottom; foot, lowest part. * the far end, back.
dip bottom
dip bottom