| foil |
{fɔıl}
- [N] folyo, sır {ayna}, kıyas edilen örnek, eskrim kılıcı, meç
- [V] önlemek, engellemek, bozmak, itmek, folyo ile sarmak, folyo döşemek
|
|
| foil |
f. set çekmek, önlemek. |
|
| foil |
i. eskrim flöre. |
|
| foil |
i. 1. alüminyum folyo, folyo. 2. {altın, kalay v.b. madenleri döverek oluşturulan} varak, yaprak. |
|
| foil |
f.
i. engellemek, mâni olmak: şaşırtmak, işini bozmak; avda avcıları saşırtmak;
i. hayvan izi. |
|
|